Ertaç Şensoy'un Folligraft Sistemi ile ilgili Röportajı
Ertaç ŞENSOY
İlk adımını, Dünya saç Ticaretinin Merkezi Amerika’da uygulanmakta olan profesyonel kurumsal yapılaşma ve yüksek teknolojik gelişmeleri takip etmek ve yerinde görmek için Amerika’ya giderek atmış. O günden bu yana en son teknoloji ve ürünlerin sıkı takipçisi ve uygulayıcısı olarak NOVA HAIR birçok dünya çapında sertifika ve ödüle sahip olmuş, sektörün lider firması olarak, ülkemizde ve tüm dünyada birçok firmaya teknolojik danışmanlık ve ürün desteği verir hale gelmiştir.
Bu sektöre girmeye nasıl karar verdiniz?
-Kendi saç problemimden dolayı oldu bu. Yaptığım araştırmalar sonucunda, bu sistemin çok ileri olduğunu fark ettim ve kendime uyguladım. Daha sonra da bu sistemin Türkiye'de çok geri bir şekilde yapıldığını gördüğümden dolayı Amerika'ya gidip bu yeni sistemi Türkiye'ye getirmeye karar verdim.
Peki, Amerika On Rite'la işbirliğiniz nasıl başladı?
-90'lı yılların başıydı. Araştırdığımda dünyanın en büyük firması olduğunu fark ettim. Zaten Florida'da merkezi olan önemli bir firmadır. Öncelikli olarak oraya gittim. Firma sahibi Andrew Wright'la görüşmelerimi yapıp, uzun süren müzakerelerden sonra anlaştık ve bu sistemi Türkiye'ye getirmeye karar verdik.
Peki, Avrupa için projeleriniz var mı?
-Tabii. Özellikle bu sene, bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem Avrupa hem de Arap ülkelerinde, aynı zamanda da Rus Cumhuriyetleri'nde bununla ilgili olarak çalışmalar başlattık. Geniş kapsamlı analizler yapıyoruz ve önümüzde ki dönemde hem Avrupa'da hem de Arap ülkelerinde olacağız.
Nova Hair'ın hedef kitlesi kimlerdir?
-Aslında bununla ilgili olarak bir yaş sınırı yok. Bir takım rahatsızlıklardan dolayı küçük yaşlardan başlıyor. Yani 4-5 yaşında müşterilerimiz de var, 75-80 yaşında da var. Ama genel anlamda gençlerdeki saç dökülmesi problemi daha fazla olduğundan dolayı, 35 ila 40 yaş arası bay ve bayanlarda daha etkiniz.
Folligraft nedir?
-Folligraft ameliyat gerektirmeyen bir saç sistemidir. Bu sistem Amerika'da icat edilmiştir ve saç ekiminin karşısında kozmetik bir yöntem olarak geliştirilmiş ve özellikle 2000'li yılların sonlarına doğru daha da önem kazanmış bir yöntemdir. Çok ünlü film yıldızlarının da kullandığı, kendi saçınız gibi kullandığınız, ayırt edilmeyen çok özel bir kozmetik sistemdir.
Peruk ile Folligraft arasındaki fark nedir?
- Peruk tamamen kafaya yerleştirildikten sonra günlük olarak kullanılan, yağmurda, güneşte, sıcakta, spor yaparken kullanamadığınız, en ufak bir temasta düşerek ve ya başka şekillerde sabitliğini kaybeden eski bir yöntemdir. Yani şapkanın saçlı hali diyebiliriz. Bizim sistemimiz kafaya tamamen sabitlenen ve kendi saçınız gibi kullanabildiğiniz son teknolojidir.
Peki, neden Folligraft?
-Çünkü çok ileri bir teknoloji... Folligraft'tan önce ve sonra yapılanlar olarak düşünürsek, kullanılan materyaller olsun, sistemin doğallığı olsun ve sabitlendiğini zaman kullanan kişiye verdiği mutluluk olsun, çok ileri boyutlarda. Folligraft'ın alt yapısı çok özel bir malzemeden yapılıyor ve aynı zamanda başa sabitlendiği zaman, aynı kendi saçınız gibi kullandığınız bir yöntem.
Kimler Folligraft kullanabilir?
-7'den 70'e kullanılabilen bir yöntemdir. Hem sağlık problemlerinden dolayı bunu tercih eden hem de genetik sıkıntıları olan insanlarla ilgili olarak herkesin kullanabildiği bir yöntem. Saçın çok az dökülmesiyle de yapılabilir ve ya tamamen saçı olmayan insan da yaptırabilir. Hangi bölgenizde saçsızlık sorunu yaşıyorsanız yaptırabilirsiniz. Yaş sınırı da yoktur, bay ve bayan ayrımı da yoktur. Dolayısıyla herkes yaptırabilir.
Folligraft Tekniği Kemoterapi hastalarında da çözüm olmakta,
bunu biraz açabilir misiniz?
Evet..Kemoterapi alan hastalarda ilaca bağlı en sık karşılaşılan yan etki saç dökülmesidir.Bu olay hastanın psikolojisini tamamen olumsuz etkilemekte ve buda tedavi başarısına olumsuz yansımaktadır.Biz bu süreçte hastaların baş kalıbını alıp Kemoterapi alan hastalar için özel hazırlanmış ürünlerimizi bu kişiler için çözüm olarak sunmaktayız.Estetik amaçlı kullanımdan farklı olarak bu hastalar için süreci hızlandırmaktayız takdir edersiniz ki bu hastaların 2 ay gibi beklemesi imkansız.Novahair olarak yaklaşık 15 günde bu kişiler için tamamen doğal görünümlerine eşdeğer bir saçlandırma yapabilmekteyiz.Ayrıca bu kişilerde gelişebilecek kaş ve kirpik kayıplarına karşıda Kalıcı Makyaj uygulaması ile çözüm sunmaktayız.Böylece hastalar birebir görünümlerini devam ettirerek bu sürecte moral bulmaktadırlar.
Bu uygulama başka medikal alanlarıda içerir mi?
Elbette benzer uygulama Dermatolojik saç dökülmelerinde örn. Alopesi vb gibi kullanılmaktadır. Parsiyel yada total Alopesilerde de kişinin önceki doğal görünümünü sağlayacak şekilde bir saçlandırma yapmaktayız.Parsiyel dökülmelerde sadece o bölgenin kalıbı ve ölçüsü çıkarılmakta ve bir nevi yama şeklinde sadece o bölge kapatılmaktadır.Hem kemoterapide hemde dermatolojik sorunlarda yetişkin yada çocuk oldukça doğal çözümler sunmaktayız.Ayrıca bu alanlarda var olan kongrelere katılarak hem medikal anlamda oluşan yeni gelişmeleri takip etmekte hem de biz yeni arge çalışmalarımızı bu platformlarda paylaşmaktayız.
Uygulama merkezleriniz nerelerdedir?
- İlk açıldığımızdan itibaren Türkiye ve Türkiye dışından inanılmaz bir talep var. İlk açıldığımızda bu sistemi farklı illere de verdik. Ancak kontrol mekanizması çok önemlidir. Sistemin başında olmanız lazım. Aynı uzmanların yapması gerekiyor çünkü. Bundan dolayı İstanbul, Ankara ve İzmir'de Nova Hair'a ait yerler var. Distribütörlük de vermiyoruz bundan dolayı.
Türkiye'de içinde olduğunuz sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Çok karmaşık ve son senelerde kötü bir hale geldi. Aslında her işi profesyonel manada uğraşmak isteyenlerin yapması gerekiyor. Tabii ki ekonomik şartlardan dolayı bir zamanlar belki yanımızda çalışan insanlar bile, biz de bu işten biraz para kazanabiliriz düşüncesiyle, her yerde irili ufaklı yerler açmaya başladı ve kontrol kayboldu. Sektördeki büyük firmalar bundan sıkıntı duyuyor. Nova Hair'ı bundan ayırmak için Amerika'daki sistemin aynısını uygulamaya çalışıyoruz, Amerika da çok büyük destek veriyor bu konuda. Son teknolojileri getiriyoruz. En önemli malzemeleri uyguluyoruz. Şu andaki sıkıntımız, bu işin ehli olmayan insanların uygulamaları...
Bu konuda okuyucularımıza ne önerirsiniz? Nasıl seçici olmalılar?
- Öncelikli olarak bu işin sağlık kısmı çok mühimdir. Bir kere saç problemi yaşayan insanın muhakkak surette doktor kontrolünde bulunması gerekir. Eğer bir çözüm bulunamazsa, bu tür sistemleri yaptırmaya karar verdiklerinde çok iyi araştırmaları gerekiyor. Yani firmanın geçmişi çok önemlidir. Firmanın arkasında olan diğer önemli güçler nereden geliyor? Örneğin Avrupa'yla, Amerika'yla bağı var mı? Burada yapılan sistemi, basit bir internet aramasıyla, ismiyle, kullanıldığı bölgelerle araştırması gerekiyor. Firmaları iyi seçmek gerekiyor. Daha önce bu teknolojilerden yararlanan insanlarla görüşmeleri gerekiyor.
Folligraft teknolojisinin farkını yaşayan ortalama kaç kişi var şu an?
- İsterseniz bir anda 10 bin, 20 bin kişiye gidebilirsiniz. Dışarı çıktığınız zaman, gördüğünüz o kötü sistemlerle o fiyatları karşılaştırdığınızda, yapılan şeylerin ne kadar yanlış olduğunu görebiliyorsunuz. Bizimki ucuz bir sistem değil bir kere bunu bilmek lazım. Yani diğerleriyle karşılaştırdığınızda biraz daha fiyatlarımız yüksektir. Tahminen bu sistemi uygulayan 3000 kişi var son zamanlarda.
Sektörde kendinizi nerede görüyorsunuz? Yani şu an olmak istediğiniz yerde misiniz?
- Aslında Türkiye'de olmak istediğimiz yerdeyiz. Ekonomik anlamda değil tabii, yapmak istediğimiz iş anlamında. Aynı kaliteyi tutturabiliyoruz, aynı şekilde çalışıyoruz yıllardan beri. Önümüzdeki dönemde Yurt dışından aldığımız büyük tekliflerden dolayı, Avrupa ve Arap ülkelerinde Nova Hair'ın kendi yerleri açılacak.
Yeni plan ve projelere de yer verecek misiniz?
- Tabii. Çünkü bu teknoloji bitmiyor zaten. En önemlisi sürekli olarak gelişiyor. 90'lı yıllarda başladığımız yerde değiliz. Hemen 1 sene sonra yeni teknolojiler çıkıyor. 2012'de yaptıklarımız son sistemler ama 2013 geldiğinde neler çıkacaktır belli değil. Dolayısıyla her sene her dönem yenilikler getiriyoruz. Bunlar da devam edecek.
Peki, Ertaç Şensoy’u ‘Ertaç Şensoy’ yapan özellikleri nelerdir?
- Öncelikli olarak gerçekten saçı çok seviyorum. Yani saç benim için hem iş hem de hobi. Yurt dışında, özellikle Amerika'da, bunların üretim safhasında bulunuyorum. Bunların dizaynını birlikte organize ediyoruz. Bunların dışında kitap okumak, müzik dinlemek vs... Sporu, özellikle yüzmeyi çok seviyorum. Kendime zaman ayırabildiğim zaman yurtdışı gezilerini çok seviyorum. Ama ne yazık ki zaman ayıramıyorum. Balık burcuyum. Hastalık boyutunda deniz ürünleri seviyorum ve fanatik Beşiktaşlıyım.
Ertaç Şensoy'un hayata dair bir sloganı var mıdır peki?
- Sürekli olarak kullanırım şunu; " Hep ileri! ". Hep ileriyi düşünüyorum, hiç geriye dönmüyorum. Herkese de tavsiye ederim bunu. Çünkü, lafı bile vardır, geriye doğru baktığınızda boyun fıtığı olursunuz.
